Yazar by : Emre in: ● 16 Aralık 2011
Bazen ne kadar çok zorlasam da çıkmıyor. İstediğim tarzda bir yazı yazamıyorum, blog için. Verimli, okurun bilgiye doyacağı ve okumaktan büyük zevk alacağı bir deneme, bir anı yazmak istiyorum ama çıkmıyor işte ne olursa oluyor konu yine dal daşşağa geliyor. Monotonluk ile doğru orantılı olarak gündelik yaşantımda adrenalin hormonlarının en çok salgılandığı anlar çiğ köfte [...]
Yazar by : Emre in: ● 23 Ağustos 2011
” Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. ” gibi bir cümle ile konuya girip, çok değerli ve özgün bir aşk veya ayrılık yazısı yazmayı çok isterdim ama çıkmıyor. Son zamanlarda kahve ile orantılı olarak çiğ köfte yeme eğilimim de artış gösteriyor. Yani sikerim böyle aşkın [...]
Yazar by : Emre in: ● 27 Temmuz 2011
Yapma sevgilim elletme onlara, sıktırma popoşunu başkalarına. Özledim işte mıncıklamayı, dudaklarını ısırıp ısırıp kanatmayı. Hayvanım ben ruhende , bedenen de. Ruh sağlığımın selameti için elletme ellere kendini. Sakın sakso hayallerine girme lavuğun, ben seni hep özlerim. Sen de zike sürülecek akıl olduğunu zannetmiyorum, IQ seviyenin de yerlerde olduğunu düşünüyorum sevgilim. He bu aralar çok tatlıyım, [...]
Yazar by : Emre in: ● 21 Temmuz 2011
Anneden ya da babadan ya servet ya da borç kalır… Kimi de anılarını bırakır sana. Ben de yazdıklarımı bırakmak istiyorum sana, okumalısın. Bir huzur çökmeli ardından omuzlarına; dolu dolu yaşamış, yapmak istediği her şeyi yapmış, her şeye sahip olmuş bir insan huzuru.. Bir sonraki satırı okuduğun an kaçıp gidebilmeli huzurun. En azından sen öyle hissetmelisin, [...]
Yazar by : Emre in: ● 11 Temmuz 2011
Çay şekerinin tam kıvımında olmasının verdiği hazla, yakılan ilk sigaranın dişleri sarartan etklilerini göz ardı etmek gibi, aşkına kapılmak. Acınası bir gerçekçilik hazzı. Nasıl bir yarasın ki, yarayı kapatamıyor en kalın bağdaşlar bile.. gözlerim rüyalarda başka birini algılamaz. Sayfalar ile sevişmek, yazma işinden senin tadını alabilmek için sayfalara boşalmak. Leblebiyi havaya atıp, ağzınla yakalayabilen insanın [...]
Yazar by : Emre in: ● 05 Temmuz 2011
Aslında mercimek çorbası gibiydi her şey, aynı annemin yaptığı gibi. Eksik olan bir şeyleri var mıydı? Neydi eksik olan, fazla mı sıcaktı yoksa fazla mı soğuk? Dur! Bekle, kaşığı daldır biraz ve kaşıktaki hafif mercimek çorbası gölüne üfle, soğusun dilimizi, dilini yakmasın! Canın acır, dilin yanarsa tat alamazsın diğer tatlardan… Tadı kalmaz mercimek çorbasının, neyse… [...]
Yazar by : Emre in: ● 03 Temmuz 2011
Beyninde alkol eksik olmuyorsa her şey tatlıya bağlanır, Geçmişten kalanlar, satırlara dökülünce insanı bir hayli bala bağlar Küfürleşme yağan yağmurla ve gökyüzü ile belki yara yeniden kanar. Yeniden parlayacak ışıldayacaksın, ışığınla söndüreceksin figan eden çığlıkları Göz yaşları ertelenecek yarınlara, çok sonraki yarınlara, sensizlikten nasibini almış yarınlara. Bütün yıldızların üzerine basacağım ve sana ulaşacağım, biliyorum sana [...]
Yazar by : Emre in: ● 28 Haziran 2011
1 gün geçti ya da 2 gün emin değilim. Bilgisayarda gündelik işim olan 20 makale yazımını tamamladıktan sonra son bir kez twitter’da, facebook’ta bir nabız yoklayam dedim, işin aslını söylemek gerekirse; sıkıntıdan patlıyordum evde, okuyabilecek bir kitap bulamıyordum kendime hani öyle entellektüel bir tipte değilim şimdi öyle düşünmeyin sakın. Kitap okuyorum falan ama bir kelime [...]
Yazar by : Emre in: ● 26 Haziran 2011
Duvar saatinin “tik-tak-tik-tak” seslerini en iyi duyurduğu zamanlardan birisi şu an… Zor tabi günler, eyvallah. Para kazanımı, mutlu olmak, mutlu bir ilişki veya kız bulma isteği, yaptığın işten memnun ve mutlu olmak ya da bunların hiç birisi benim umrumda da olmayabilir. Dünyayı siklememe rekoru bile kırabilirim, bu değişik bişey. Ondan sonra içip içip kanını zehirleyebilir [...]
Yazar by : Emre in: ● 20 Haziran 2011
Çoğa zaman bağlayabilirsin deli gibi mala bağlayabilirsin. duvarlarda kalabilir isyanlar. bir başkası yanındakayken mutlusundur eyvallah. zamanı gelir her şey geçer. umut mu? yok olur gider. umutta zamanlar patlar. rahatta patlar. çoğu zaman mala bağlarım ben. yüksek desibelleri kısıtlayamam, engel olamam hiç bir şey. mal gibi kalırım. sonra her içtikten sonra zekir müren dinlerin. eve geç [...]
Son Yorumcuklar