arşiv

‘Kendimden’ kategorisi için arşiv

Siteye Hit Çekme Çalışmaları

Cuma, 10 Haz 2011 yorum yok

Sitemden gelir elde etmek istiyorum tabi blog yazarken zevk alıyorum ancak para da kazanmak istiyorum :) O yüzden temamı değiştirmeyi düşündüm ve bugün ilerleyen saatler bir premium wordpress teması değiştiricem temayı. Bunun yanı sıra baclink çalışmalar yapıyorum kendimce. Ayriyetten sadece kendi düşüncelerim veya yaşadığım olaylar hakkında yazmak hit getirmiyor :) Tamam, özgün oluyor ancak anahtar kelimeleri kullanamadığın için hit çekmek çok zor oluyor.

Zaten adım ve soyadımla bir domain açtığım için pişmanım. Değiştirmeyi düşündüm ve düşünüyorum ama emrecolak.net tam olarak 2 yaşında oldu. Yani siz düşünün… Bırakıp gitmek kolay değil öyle.

Artık sitede wordpress temaları, web tasarım ve seo ile alakalı makaleleri daha sık göreceksiniz.

Sen Olaydın

Perşembe, 09 Haz 2011 yorum yok

 

Zor muydu yaşananlar?

Bir ateş yaksak geri döner miydi her şey?

Ya da bir fırtta içime çeksem seni olur muydun yine benimle?

Yaşananlar kolaydı sevgilim, şu yağmurlar beton gibi suratıma vurmasa…

Bir tokat izi kalmasa kalbimde devam edebilirdim, bir gözlerime baksan kayıtsız kalmazdım yaşananlara,

Sokaktaki çöpler gibi çöp hissetmezdim kendimi

Başka dudaklarda mı çare zora düşünce?

Yoksa başkalarına mı aşık olmak?

Gitme sevgilim gitme, zor oluyor seni başkasıyla izlemek, yollarına geri dönersin diye su dökmek…

Hatırlıyor musun bir tek sen vardın bende, yine bir tek ben vardım sende.

Ahh bir de başka tatlar olmasaydı yokluğunu süsleyen…

Bak sevgili bir kuş geçti kanatları siyah tıpkı gözlerin, belki atılan bir simit parçasına mecbur kalmazdı sen olsaydın.

Doğan güneş ışığına kanmazdı sen olsaydın.

Şimdi tek bildiğim başkasının olmazsa olmazısın,

Eminim, gözlerim yaşlı, dudaklarım kuru olmazdı sen olsaydın.

Sen olsaydın sigaranın son fırtını çekip, şişenin dibini görüp ağlamazdım doğan güneşe, batan aya bakıp…

Ahh bir tek sen olsaydın, sen olaydııınn….

ergenizm & tsolakizm v1.0

emre çolak

Çekirdek ve Kola

Salı, 07 Haz 2011 yorum yok

Muhabbetin en koyu yerindeydik aslında muhabbet dahi edemiyorduk diyebilirim. 3 kişiydik semt dışına çıkıvermiştik nihayet. Yoksa yine bizim bakkalın önünde oturup ya da en fazla yukarıdaki kahvenin kapısındaki taburelere oturup çay sigara içecektik. Kadir’den çıkmıştı bu fikir, ikimizde onaylamıştık. 3 paket bol tuzlu Tadım çekirdek alıp gittik abi parka.

Bir iki makara kukaradan sonra Kadir başladı yine eski manitasından anlatmaya. Senelerdir unutamıyordu kızı. İşlemişti sanki kalbine ve bir tümör gibi yapışıp kalmıştı. Ben onu dinliyormuş gibi yapıp elimdeki çekirdek paketine kitlendim. Kitlenmek ki ne kitlenmek? Hani çekirdekten fırsat bulup bakkaldan 50 kuruşa aldığımız pet bardaktaki kolayı içemiyordum… Zor oldu 2-3 avuç çekirdeği çitledikten sonra bir yudum kola alabiliyordum. Sanki sınanıyordum? Neyin bedeliydi bu, veya neyin hesabı? 4-5 paket çekirdek yidik. Neyse…

Parka ben dahil 3 kişi gitmiştik ancak kalkmaya karar verdiğimiz bir anda 8 kişi olmuştuk. Bizim mahallenin bütün gencoları bizim kardiler yanımızdaydı. Ortamın sevilen çocuğuydum ben siyaset açılır bel altı vururdum, yada karı kız muhabbeti olurdu zaten. Hep böyle olmuşumdur. Baya muhabbet ettik AKP, CHP, MHP bu bermuda şeytan üçgeninde konuştuk durduk, kimileri AKP’yi kimileri CHP’yi, kimileri de MHP’yi yerdi.

Benim uykum gelmişti, iki lokmalık karı kız muhabbeti yapmak mutlu ediyordu beni. Kızlarla ilgili tecrübelerimi komik sözler ile harmanlayıp arkadaşlarıma satıyordum, başarılı da oluyordum. Çoğu zaman internetten okuduğum sözlere kendi özgünlüğümü katarakta yediriyordum onlara böyle mutlu oluyordum. Neyse sonra eve döndük ve arkadaşın arabasına 8 kişi bindik. Daha doğrusu ben yattım abi. Beni 1,85 boy, 85 kilo herifi Polo isimli çük kadar arabanın çük kadar bagajını soktu pezevenkler. Çıktığımda üzerimde tecavüz edilip, azğına sakso çalınmış ve gırtlak kanseri olmuş bir kızın pişmanlık ve eziklik duygusu vardır. Kötüydüm işte…

Falcı

Cuma, 03 Haz 2011 2 yorum

Karanlık dönemlerimdi sanırım. Kendimi tanıyamıyordum, zorlanıyorum ve sonra kustum içimdekileri. sümüklerimde akmıştı. Sonra ağladım, baya ağladım… Ve 2 kardiyle Taksim’e fal baktırmaya Falcıya gitmeye karar verdik.

O iki kardilerden birisi mamish‘ti. neyse konu mamiş değil zaten. İlk başta okuldan kaçma işlemi vardı. zor oluyordu, bizim bekçi çetin cevizdi ve sikici bir adamdı doğruyu söylemek gerekirse; süleyman abi. Her neyse hatırlamıyorum ya fındık almıştık ya da bir şekilde muhabbete tutup çıkmıştık işte. ne önemi var ki? çıkmaktı sonuçta önemli olan, değil mi? çıktık.

Okulun ordan Taksim otobüsüne bindik, gittik. İlk başta bira çaktı Haydar Rak bar‘da. 50′lik bira 3 TL bu arada sudan ucuzu, içmeyeni sikiyolar. İçeri girdiğimizde babam yaşlarında bir eleman vardı öyle yavşakça gülüyordu ki uyuz oldum pezevenge. Yanında da siyah çorabı kaçmış, şişman bir genç kız vardı ama şişmandı kız yani. Aynı kutudan bira içiyolardı. İğrendim, nefret ettim, anlayamıyordum. Neden buradaydım? Ben yaz tatillerinde yan taraftaki camiye gönderilen gayet normal bir çocuktum küçükken. neden böyle olmuştum, taksim bana fazla değil miydi? sonra bir sigara yaktım ve bu saçma düşünceden kurtuldum. Nikotini iliklerime kadar çekmiştim. İlk fırtta dumanı götüme kadar çekiyordum sonrasında yine içime çekiyorum ama boğazıma kadar öyle içiyom ben, değişik.

neyse uzatmıyorum. Gittik fal bakan hatuna, kahvemi içtim. Tedirgindim amk. Karının mimikleri yüzünde durmuyo, gözler paso sağı, solu kesiyo. acayip seri, fare gibi. olm korktum bir an kaçmak istedim. sonra kadın konuşmaya başladı.

” Sen nasıl bir dönem geçirdin? yaşın kaç filan? – dedim 17 ama ne dönemi, ergenliktir,( dedim ya karanlık dönemimdi.) sonra ondan sana hayır yok, unut onu bir geleceğin olmayacak dedi. – eyvallah dedim. sonra üniversiteyi yurt dışında okuyacaksın dedi..” ve en ama en önemlisi.

Haziran ayında hayatına ismin ” İ veya E ” harfi olan bir kız girecek dedi. Ben şimdi haziran ayı boyunca bir umut, bir ümit bekliyorum. Kimseye çaktırmasamda bir umut var lan işte içimde. Ama gelmezse o seveceğim insan, allah belanı versin, kahveye verdiğim o 13 TL’de haram zıkkım olsun, Rabbim belanı götünden versin. ama gelirse öyle biri allah razı olsun ne diyim ki? İyi bir insansın bence sen…

mamish kimdir?

Perşembe, 02 Haz 2011 yorum yok

Dün ilk defa bu yazı ile sizlerin karşısına çıktı. beğendiniz mi? Sanki bin kişi filan giriyor da siteye daha yazıyı yayınlayalı bir gün olmadı o yavşağı beğeneceksiniz. Kendisi gayet yavşak, gayet şerefsiz, gayet iki yüzlü pezevengin tekidir. Ben mamişkoya objektif baktım şimdi de subjektif bakıyorum; çakıcı boydur kendisi. Tam bir pompacı… Envai çeşit kızı harcamıştır, zarar vermiştir onlara. çok tehlikeli bir tip kendisi.

Geçen konuşuyorduk bu yavşakla -mami dedim benim blog’ta yazsana? – he, tamam olur lan dedi. böyle düşüncesiz, sualsiz hemen kabul etti. Ben de kabul etmez iki üç kere ısrar eder sonra siktir ederim diyodum. ama kabul etti lavuk ve dün blog hayatına resmen benim blogumda başladı. ve ibne acayip güzel yazmış ben çok beğendim şahsen, bizzat, kendim olarak. kendisini de beğenirim.

Liseden arkadaşımdır, hala lise okuyoruz zaten, hala da liseden arkadaşım ki bu gelecekte de değişmeyecek yine liseden arkadaş olarak kalıcak muharrem. iyi anlaşırız. kültürlü, bilgili, kepçe kulaklı, hafif tip var öyle bir tip. bana sorsan atsana atılmaz satsan satılmaz lavuk, evlat olsa beşiği sallanmaz…

Neyse kendisi paso yazacağını söyledi bana. kafasına göre takılır, yazar siktir olup gider zaten. Bu arada ben de özendim bende yazıyorum artık yani.

mamiş’in facebook profili: http://www.facebook.com/profile.php?id=1058052831

 

Camel Sigarası

Pazartesi, 30 May 2011 yorum yok

Bugün anladım ki ben Camel sigarası içmek için yaratılmışım. Çok seksi bir sigara Camel. Ben Camel Soft tüketiyorum abi. Bugün kitap aldım Bukowski’nin “Ekmek Arası” isimli kitabını… Okumaya başladım ve kitabın 8. sayfasına geldiğimde harika bir paragraf ile karşılaştım işte bebeyim.

” Babam Camel sigarası içer, sigara paketiyle bir çok numara gösterirdi bize. Kaç piramit var bu resimde? sayın. Sayardık ve bize başka piramitler gösterirdi.

Develerin hörgüçleri ve paketin üstündeki yazılarla ilgili numaralar da biliyordu. Camel sigarası sihirliydi.

Evet hepsi bu kadar çok etkilendim lan

Categories: Kendimden Tags: , , ,

özlüyorum

Cumartesi, 28 May 2011 yorum yok

gece çökerken sokaklara,

gün her zaman doğuyor yalnızlıklarıma

neden böyle ters hep bilmiyorum ama

seni çok özlüyorum sevgilim

daha dünmüş gibi seviştik senle

evet gene gece çöktü bize

böyle olmamalıydı biliyorum ama

ve özledim seni sevgilim

sokaklarda yalnız gezerken

sensin bir tek kabuslarımı süsleyen

odalarda yalnızlık savaşırken

gerçek bir dost edindim kendime alkooooolllll

hani severdin ya, hani bir ateş düşmüştü ya öpüşürken dudaklarımdan kalbinin dört bir yanına öyle işte yanıyo kalbim sensiz her an

son kez benim olsan olmazdı bu dert yanımda sensiz yalnızlığımda gülüşlerimi yaşlara boğan

sadece bende ol başkasında değil

gül artık be gül sevgilim.

bir tek benim olurdun ya akşamları yağmurlu sokak aralarında

tadını özledim her bir an bu odalarda

her an her saniye kokonu, sesini hiissetmek var ya nerde huzur hangi kadında?

zor olur sanırım sensiz her an

seviyorum dedim ya seni

dinlemedin ya lan sen beni

ben de gittim o kediye

sen gibi sandım ya lan onu

sen gibi değil lan hiç biri

öğrenemedim lan bunu

sende öğretemedin ya bunu yazıklar olsun sevgilim

her zaman her yer karanlık yokluğun ebedi bir mapusluk

seni senleyken bile özlerim, şimdi siktir git

Categories: Kendimden Tags:

Ağır Tespit

Çarşamba, 20 Nis 2011 yorum yok

Merhabalar benim sikidik blogum,

Sana bayadır yazasım var. Zaten Alexa filanda patates oldu. Güncellemek istiyorum, temanı değiştirmek, güzel yazılarla tam bir bilgihane haline getirmek istiyorum seni ama zaman bulamıyorum dostum. Makale yazıyorum mobilya, dekorasyon, gelinlik modelleri, saç modelleri, alyans modelleri, altın fiyatları…

Artık bunlar benim uzmanlık alanlarım. Her gün 20 tane özgün güncel makalenin amına koyuyorum. Psikolojim daralıyor ama beyin sağlam, beynim durmadan sikiştiği için… Ne demişler çalışan demir paslanmaz. İşte benim beyinde aynı böyle. Bide ben öğretmenlerin “çok zeki çocuk ama derslerine çalışmıyor” dediği o zeki ama tembel çocuklardanım. Böyle bir ruh halindeyim.

Bir de alkolle ilgili problemlerim var bu aralar. Bol bol bira tüketiminde bulunuyorum. Bira göbeği yapacağız diye düşünüyorum da az da olsa göbeğim var zaten o yüzden şeyim bile takmıyorum doğruyu söylemek gerekirse. Para buldukça çiyoruz. Ki bu günlerde nedendir bilmem para eksik olmuyor cebimizden… Püpüpüpüpüpü nazar değmesin inşallah…

Cebimizden camel’lar, cüzdanımızdan 100′lükler, sikimizden kondomlar düşmesin… en büyük dileğim bu aaaa dostlar. ayrıca Camel‘ın boğazlarımın amına koyduğunu belirmek istiyorum. Ama vazgeçemiyorum lanet olası şeyden. Değişik bir şey bu farklı bir bağımlılık. Ağzıma bal tadı geliyor sanki. böyle farklı bir hissiyat..

Ben böyle boş zaman buldukça içimi fışkırtıcam buraya, şimdi tema bakıcam sana canım warez ancak premium bir tema çakıcam merak etme.

“.d” yaparak güldü; Siktir git dedim

Cuma, 08 Nis 2011 yorum yok

Aslında başında her şey çok güzeldi. Farkına varamadığım bir elektrik almıştım ondan. Kıro bir yapıya sahip olmasına rağmen kabullenmiştim. Sonuçta benim gibiydi oda. Varoş bir semtte yaşamını sürdürüyordu. Normal karşıladım. Sineye çektim. İmkansız gibi gözüksede başarabildim. Yolunu yordamını sikerim bakma bana öyle. Her neyse..

İlginç ve çok baskın bir ruh hali ile sezimliyordum her şeyi. Sikimtrak bir yapım olduğu için çok hassas bir çocuğum. İçimdeki o güzel şeye duyduğum sevgi kelebeklerini dizginleyemiyordum. Farklı ve güzeldi. Mal mal gülüşü, IQ seviyesinin düşük olması…bana hep böyleleriyle mi muhattap olmak zorunda kalıcam diye bir soru sordurtturdu. Ama ihtiyacım olan şey ondaydı. Katlanmak zorundaydım dostum işte. Bok gibiydim çünkü.

İçimin temizlenmesi için tuz ruhuna ihtiyacım vardı. Belki içimi yakar ama içimi temizlerdi. Siker atardı belki de kim bilir? Ama ara sıra da sövmüyor değilim aslında. Ağzını yüzünü siktiğimin malı! diye..

“.d” yaparak güldü ve siktir git dedim.

Categories: Kendimden Tags:

Düşünceyi kelimeye dökme dönemi

Çarşamba, 06 Nis 2011 1 yorum

Ev-okul arasında nabız yoklar iken ara sıra kahveye gidip Okey atmıyor değiliz. Tamam yalan söylemek istemiyorum bazen PS 3 bazen de İmek Toptan Gıda’da amelelik yapıyorum. Çoğu zaman mala bağlıyorum.. Çoğu zaman özlüyorum. Çoğu zaman siktir git, amcık ağızlı diye sitem ediyorum kadere…

Bazende ergensi duygularım alevleniyor, bizimkilere gider yapıyorum. Babama atarlanıp üstüme gelmesini çok seviyorum. Ergenim işte. Bazen elime bir kitap alıyorum 4,5 sayfa okuduktan sonra başka bir kitabı elime alıyorum aynı işlevi onda da uyguluyorum. Çözüm bu mu? Hayır değil. Bunlar bir boka yaramıyor. Anlık şeyler işte.

Sonra bazen düşünüyorum ama çok fazla düşünüyorum. Alkol alıp beynimi uyuşturmak istiyorum. Çünkü çok fazla düşünüyorum, aşırı fazla düşünüyorum anasını sikiyim. Bazen antibiyotik içip, alkol alıyorum bir bok olmuyor. Çözümü buda değil..

Çok fazla sigara içiyorum, çok fazla fazla öksürüyorum bilmem kaç aydır, bilmem kaç gündür, bilmem kaç saattir? çözümü bu mu? hayır buda değil..

Çözümü bende bilmiyorum sadece her zaman ses duyduğumda mala bağlıyorum, bol bol, sık sık mala bağlıyorum. Böyle geçiriyorum zamanı.